2021 YILINDA LÜKS MARKALARIN MUTLAKA BİLMESİ GEREKEN SATIŞ TAKTİKLERİ

Herkese Merhaba!

Uzun zamandır yapmak istediğim fakat bir türlü cesaret edemediğim blog fikrine bugün adım atıyorum.
Sen ne konuda yazacak, çizeceksin derseniz cevabım benim gün içinde okuduklarım, düşündüklerim diyebilirim. Özetle tamamen kendi ilgi alanlarım hakkında.. İlk yazımda dün okuduğum bir makaleden alıntılar yapmak ve kendi fikirlerimi belirtmek istiyorum.

2021 YILINDA LÜKS MARKALARIN MUTLAKA BİLMESİ GEREKEN SATIŞ TAKTİKLERİ


Özellikle pandemi döneminde farkettik ki mağazalara çok da gerek yokmuş, online istediğimiz her şeyi satın alabiliyormuşuz. Çoğu online alışverişimizin giyim sektörü üzerine olduğunu da düşünürsek önümüzdeki yıllarda epey markanın mağaza kapatma yoluna gireceğini söyleyebiliriz.

Çin çok yakında perakende ürünlerinin çoğunu online olarak satan ilk ülke olacak gibi görünüyor.

  • Markaların dijitalde yapay zeka ve artırılmış gerçeklik desteğiyle alışveriş deneyimi sunmaları mağazalardada yer edinmeye başlıyor., daha iyi bir alışveriş deneyimi yaşamak isteyen tüketicinin beklentileri de bu yönde.
  • Tüketici-marka bağını güçlendirmek için markalar kendi topluluklarını oluşturmalı, diğerlerinden kendilerini ayıran özelliklerini ön plana çıkarmalı.
2020 yılı mağazaların açıktan çok kapalı geçirdikleri bir yıl oldu. Çin, sonrası içinde bu yolda devam edecek gibi görünüyor. O zaman şu soruyla karşılaşıyoruz "Pandemi sonrasında mağazaların işlevi ne olacak?"

Online alışverişin yaygınlığı ve alınan ürünlerin teslim hızı  sayısız seçenekle beraber pratikliği de bize sunuyor, pandemi sürecinde sağlığımız için güvenlik sağlaması da ek faydası. 2024 yılına kadar yapılan her alımın dörtte birinin online gerçekleşeceği ve  online satışlardan 3.9 trilyon dolar kazanç sağlanacağı ön görülüyor.

Hala çoğu alışverişin fiziksel olarak gerçekleşmesine rağmen COVID-19 bize mağaların çok da gerekli olmadığını gösterdi. 2020 ve hatta daha öncesinde bir çok şirket iş modellerinde köklü değişiklikler yapmak zorunda kaldı. Özellikle gündemde olan konular karbon ayak izini azaltmak ve bugünün dünyasında markalarının yerini ve tutuşunu belirlemek. Markalar büyük bir hızla online satışa açılıyor, indirimler, hediye kuponları, çekler ve mail aboneliği gibi online alışverişi teşvik edecek yöntemler uyguluyor. 

Yeni açılan mağazalarsa showroom ya da gel-al hizmeti sunuyor.

Chanel ve Tommy Hilfiger gibi markalar da dijitaldaki etkilerini artırdı. Akıllı deneme kabini konsepti ürünleri tanıyor, online alışveriş sitelerine yönlendiriyor ve yeni ürünler tavsiye ediyor.

Mağaza deneyimini zenginleştirmek adına yapılan uygulamalara örnek olarak L'occitane'in sürdürülebilir pop-up konsepti, pandemi döneminde markaların mağazalarını sergi stüdyosu gibi kullanması ve hatta ürünlerini sokakta sergilemeleri gösterilebilir.

L'Occitane'in Hong Kong'daki sürdürülebilir konseptteki mağazası tüketicilerin ödüller ve interaktif aktivitelerle çevre dostu programlarına katılmalarını sağlıyor.
L'Occitane'in Hong Kong'daki sürdürülebilir konseptteki mağazası tüketicilerin ödüller ve interaktif aktivitelerle çevre dostu programlarına katılmalarını sağlıyor.

Yeni trend mağazalarda interaktif yöntemler kullanarak tüketicinin alışveriş deneyimini zenginleştirmek. En önemlisi ise kişiselleştirilmiş deneyim sunmak,. Çin'de bir Nike mağazasında ayağını tarattırıp senin için en uygun spor ayakkabı önerisiyle karşılaşmak kişiselleştirmeye örnek olarak verilebilir.

Tüketici-marka ilişkisini güçlendirmek için bir başka yöntemse markanın hayat stilini tanıtmak. AVM'lerde gördüğümüz mimari ve etkinlik, organizasyonlar için oluşturulan sosyalleşme alanları bunun en geleneksel hali olarak görülebilir.



https://jingdaily.com/retail-hacks-luxury-stores-2021-nike-starbucks/







Popüler Yayınlar